24 Şubat 2008 Pazar

Hiperaktif çocukların beslenmesi

Raflardaki rengarenk şekerlemeler, çeşit çeşit çikolatalar çocuklarımızı cezbediyor ancak onların beslenme dengelerini de bozuyor. Özellikle hiperaktif çocuklarda bu durum ebeveynleri epey sıkıntıya sokuyor Markete girdiniz, çocuğunuz hemen şekerlemelerin olduğu reyona gitti ve "bunu alalım" diye tutturmaya başladı. İstediği ürünü sepete atar atmaz "bunu da" diyerek başka bir ürünü işaret etti. Söz dinleyen bir çocuksa, uyarınızı anlayacak ve aldıklarıyla yetinecektir. Ya yerinde duramayan, kıpır kıpır, içi içine sığmayan bir çocuksa... Yerlere yatacak, o ürünü sepete koydurana kadar inadından vazgeçmeyecektir. Bir an önce kasaya ödemeyi yapıp çıkabilirseniz şanslı sayılırsınız.Uzmanlar hiperaktif çocukların beslenmesine dikkat edilerek, davranışlarında olumlu gelişmeler kaydedilebileceğini belirtiyorlar.Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Beslenme Uzmanı Doç. Dr. Funda Elmacıoğlu, beslenme modelinin kişinin davranışı etkileyen etmenlerden biri olduğunu, gıda sanayinde besinlere eklenen kimyasal katkı öğelerinin hiperaktivite olgularında davranış değişikliğine neden olduğunun saptandığını belirtiyor.Hiperaktivite sendromu ve beslenme arasındaki ilişkiyle ilgili 1985 yılında yapılan bir çalışmada, katkı maddeleri eklenmiş besinlerin tüketilmesinden sonra hiperaktif çocuklarda rahatsızlık, huzursuzluk, dikkat kaybı gibi davranış bozuklukları görüldüğünü anlatan Elmacıoğlu, çalışmaların katkı maddeli gıdaların hiperaktif çocuklarda kısıtlanması gerektiği sonucunu ortaya çıkardığını bildirdi. Elmacıoğlu, davranış bozukluğuna yol açan çok sayıda katkı öğesi ve bu öğelerin bulunduğu yiyecek grubu olduğunu söyledi. Etsuyu, tavuksuyu tabletleri, hazır toz çorbalar, salam, sucuk gibi raf ömrü uzun et ürünler, margarinler, hazır kekler, şekerlemeler, hazır toz tatlılar, pudingler, dondurmada veya evde yapılan keklerde kullanılan vanilya, gazoz, hazır meyve suları, bisküviler ve şekerlerde bulunan katkı maddelerinin davranış bozukluğuna neden olduğunu araştırmaların ortaya çıkardığın anlatan Elmacıoğlu, bu konuda ebeveynleri uyardı. ŞEKER TÜKETİMİElmacıoğlu, şekerlerin içinde bulunan katkı maddelerinin yüksek enerji sağlamaları nedeniyle hiperaktif çocuklar için oldukça olumsuz etkiler yapabileceğine de dikkati çekerek, hiperaktif çocuklara yüksek enerjili gıdalar verilirken dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Hiperaktif çocukların beslenmesine dikkat edilerek, davranışlarında olumlu gelişmeler kaydedilebileceğini ifade eden Elmacıoğlu, özellikle annelere önemli görevler düştüğünü söyledi. ''Hiperaktif çocukların mümkün olduğunca ne yiyip içtikleri sıkı kontrol edilmeli'' diyen Elmacıoğlu, daha sonra şunları kaydetti: ''Herhangi bir besin öğesini aldıktan sonra alışılmışın dışında bir davranış gösterdiğinde o yiyecek takip edilmelidir. Hiperaktif çocuklar boş enerji kaynakları verilmeden, katkı maddeleri katılmamış doğal gıdalarla beslenmelidir. Bazı hiperaktif çocukların süt, yumurta ve balık gibi proteinli gıdalara da duyarlı olduğu gözlenmiştir. Bu çocukların az miktarlarda sık beslenmesi gerekir.'' BESLENME ÖNERİSİTürkiye'de henüz hiperaktif çocukların nasıl beslenmesi gerektiği konusunda yeterli bilgi bulunmadığını belirten Elmacıoğlu, hiperaktivite sendromunda yapılacak beslenme önerilerinin o çocuğa özel olması gerektiğini vurguladı.Elmacıoğlu, diyet ve beslenme önerileri yapılırken, çocuğun beslenme hikayesi alınarak davranışları ile beslenme özellikleri arasındaki ilişkilerin iyi değerlendirilmesi gerektiğini de kaydetti.

Çocuğunuzun beslenme Çantasında ne Olmalı

Okulların açılmasıyla çocukların beslenme saatleri de düzenlenmeli. Beslenme çantalarındaki gıdalar çocukların gelişimleri açısından büyük önem taşıyor
Uzun bir yaz dönemi geride kaldı ve okullar açıldı. Tatil sonrası değişen uyku düzeni, yeni beslenme saatleri ve düzenine uyum için anne babalara önemli görevler düşüyor. Çocuk beslenmesinde de bireyin yaşına ve olması gereken ağırlığa uygun bir diyetle beslenmesi sağlanmalı, yanlış beslenme alışkanlıkları düzeltilmelidir. Beslenmede yarış olmazSüreç gerektiren beslenme eğitimi için öncelikle çocuklara ısrarcı olunmamalıdır. Anneler arasında yapılan en büyük yanlış başka çocuklarla kendi çocuklarını karşılaştırmaktır. Beslenme bir yarış, ödül ya da cezalandırma değildir. Besin seçimlerinde her öğünde dört besin grubunun (süt ve süt ürünleri; et, tavuk, balık, yumurta, kuru baklagil, fındık, vb; taze sebze ve meyve; tahıllar (ekmek, pirinç, bulgur, bisküvi vb.) beraber tüketilmesine özen gösterilmeli, beslenme çantası hazırlarken buna dikkat edilmelidir. Ara öğünler için taze meyve, çok tahıllı un ve kurutulmuş meyve/ yağlı tohumlarla hazırlanmış ev yapımı kurabiye veya sebzeli / peynirli poğaçalar veya üçgen sandviçler doğru alternatiflerdir. Ana öğün için ise bozulacak yemeklerden kaçınmalı, çok tahıllı ekmekler ile hazırlanmış sandviçler (içeriğine her gün farklı bir malzeme katarak bıkkınlık önlenmelidir), taze / mevsiminde meyve, yoğurt, söğüş yenebilecek sebzeler, UHT kutulu sütler veya katkısız meyve suları, kuru yemişler, kuru meyveler tercih edilmelidir. Büyüme yoğurtları olarak satılan gelişime katkı sağlayan süt ürünleri de güzel tatlı alternatifleri olabilir. Kahvaltı çok önemliAraştırmalar, okula kahvaltı ederek giden çocukların başarısının, kahvaltı etmeyenlere oranla çok daha yüksek olduğunu gösteriyor. Benzer şekilde çeşitli bilimsel çalışmalar, zamansızlık ya da kilo vermek amacıyla kahvaltıyı atlayan yetişkinlerde gün içinde performans düşüklüğü görüldüğüne işaret ediyor. Bunun için bu yaşlarda çocuklara kahvaltı etme alışkanlığının kazandırılması çok önemlidir. Salam ve sucuk sakıncalıHer çocuğun besin ihtiyacı farklı olduğu için kahvaltı mönüleri için de belli bir reçete vermek mümkün değildir. Ancak besin çeşitleri ile ilgili önerilerimiz olabilir. Et grubundan çeşitli peynir türleri tercih edilmeli, sosis, salam, sucuk gibi şarküteri ürünlerinden uzak durulmalı, yumurtaya mutlaka yer verilmelidir. Süt şekersiz, tat katmak isteniyorsa ballı ya da pekmezli tüketilmelidir. Meyve bütün halde tüketilmeli ya da katkısız, taze meyve suları seçilmelidir. Sebze olarak C vitamini yüksek gıdalar alınmalıdır. Okuldan dönen çocuklar uzun ve yorucu geçen bir günün ardından çok acıkmış olabilirler. Bu durumda okul dönemine özgü yeni öğün saatlerini yeniden planlamalısınız. Alışkanlık yaratılmalı
Çocuklara iyi bir rol model olmak için tüm aile üyeleri doğru beslenme alışkanlıkları izlemelidir. Tüm aile bireylerinin bir arada sofrada oturarak beslenmesi de alışkanlık haline getirilmelidir. Gazlı içeceklerin zararını, içilmemesi gerektiğini savunan bir ebeveynin gazlı içecek tüketmesi örneğinde olduğu gibi 'dediğimi yap, yaptığımı yapma' mantığı gütmek doğru sonuçlar doğurmayacaktır.
Yemek ceza veya pazarlık aracı olmamalıdır. Çocuğa yemeğin gelişimi için önemli olduğu anlatılmalıdır.
Oyun oynarken, televizyon izlerken beslenmek çocuğun farkında olmadan fazla besin tüketmesine ya da iştahsız çocuklarda doygunluk hissinin çabuk oluşmasına neden olabilir.

21 Şubat 2008 Perşembe

Erken doğum bebeğin kişiliğini etkiliyebiliyor

İngiltere'de yapılan bir araştırma, bebeklerin normalden erken doğmasının, yetişkinliklerinde

kişiliklerini etkileyebileceğini ortaya koydu
Psikiyatri Enstitüsü'nün yaptığı araştırmada, erken doğumla dünyaya gelen 18-19 yaşlarındaki gençlerin kişilik özellikleri, normal zamanda doğan akranlarıyla karşılaştırıldı.
Araştırma sonunda, erken doğan bebeklerin, özellikle de kızların, daha kaygılı ve içine kapanık olduğu ve daha yüksek oranda depresyon riski taşıdığı belirlendi.
American Journal Pediatrics dergisinde yayımlanan araştırma kapsamında, 33 haftadan önce doğan 108 genç incelendi. Bu gençlerin özellikleri, normal zamanda doğan 67 akranıyla karşılaştırıldı.
Uzmanlar, prematüre doğumun, depresyon ve anksiyeteye daha yatkın kişilik özellikleri doğurabileceği sonucuna ulaştıklarını, ancak bunun nedeni hakkında henüz kesin veriler olmadığını kaydettiler.
Araştırma ekibinden Dr. Matthew Allin, "erken doğum nedeniyle çok az da olsa beyin hasarı oluşabilmesi, kuvözde büyümenin ebeveynlerle ilişkileri etkilemesi" gibi nedenlerin kişilik üzerinde etkili olabileceğini söyledi.
Prematüre çocuklarla ilgili bir kurumun sözcüsü, sonuçların çok ilginç olduğunu, bebeklerde "yoğun bakımın yaratabileceği travmatik etkinin" de dikkate alınması gerektiğini belirtti.
kaynak:milliyet.com.tr

14 Şubat 2008 Perşembe

Kızamık Aşısı

- Kızamıkçık aşısı canlı zayıflatılmış bir aşıdır.

- Kızamıkçık aşısı uygulanan kişilerin burun ve boğazlarından alınan örneklerde virüs bulunmasına rağmen aşı ile verilen virüs bulaşıcı değildir.

- Tek doz kızamıkçık aşısından sonra aşılanan çocukların %95’inden fazlası kızamıkçığa karşı koruyucu antikorlar geliştirmektedir.

- Ülkemizde kızamıkçık aşısı tek kızamıkçık aşısı şeklinde bulunmamakta; kızamık, kızamıkçık, kabakulak üçlü aşısı şeklinde bulunmaktadır.

- Kızamık, kızamıkçık, kabakulak üçlü aşısı 12. aydan itibaren önerilmekte ve erişkin yaşta da güvenle uygulanabilmektedir. Bu hastalıklardan herhangi birini geçirmiş olmak bu aşının uygulanması açısından bir engel oluşturmamaktadır.

- Kızamık, kızamıkçık, kabakulak aşısı hamilelere uygulanmamalıdır! Kızamık, kızamıkçık, kabakulak aşısı yapılan kadınların en az bir ay süreyle hamile kalmamaları önerilmektedir.

- Her biyolojik üründe olduğu gibi kızamık, kızamıkçık, kabakulak aşısı uygulanmasından sonra da alerjik reaksiyon görülebilir.

Kabakulak Aşısı

- Ülkemizde kabakulak aşısı tek kabakulak aşısı şeklinde bulunmamakta; kızamık, kızamıkçık, kabakulak üçlü aşısı şeklinde bulunmaktadır.

- Kızamık, kızamıkçık, kabakulak aşısı çocuklarda 12. aylıktan itibaren başlamak üzere iki doz olarak önerilmektedir. İkinci doz 4-6 yaşlarında uygulanmalıdır.

- Kızamık, kızamıkçık, kabakulak üçlü aşısı erişkin yaşta da güvenle uygulanabilmektedir. Bu hastalıklardan herhangi birini geçirmiş olmak bu aşının uygulanması açısından bir engel oluşturmamaktadır.

- Kızamık, kızamıkçık, kabakulak aşısı hamilelere uygulanmamalıdır! Kızamık, kızamıkçık, kabakulak aşısı yapılan kadınların en az bir ay süreyle hamile kalmamaları önerilmektedir

Su Çiçeği Aşısı

- Su çiçeği aşısı Varisella Zoster virüsünün kullanıldığı canlı zayıflatılmış bir aşıdır.
- Su çiçeği aşısı hastalığı geçirmemiş ve aşı yaptırmasında sakınca olmayan 12 aylıktan büyük çocuk ve erişkinlere önerilmektedir.

- Tek doz su çiçeği aşısından sonra 12 aylıktan 13 yaşına kadar olan çocukların %97’si koruyucu antikor geliştirirler.

- Su çiçeği aşısının etkinliği ciddi ve ağır suçiçeği enfeksiyonuna karşı %97’dir.

- 13 yaşından büyüklere su çiçeği aşısı en az 1 ay ara ile olmak üzere 2 doz olarak önerilmektedir.

- Su çiçeği aşısı cilt altına uygulanmalıdır.

- Su çiçeği aşısı kızamık, kızamıkçık, kabakulak aşısı ile aynı günde farklı bölgelerden güvenle uygulanabilmektedir. Ancak aynı gün uygulanmazlarsa her iki aşı arasında en az 4 haftalık bir süre bırakılması gerekmektedir.

- Su çiçeği aşısı bu hastalığı geçirmemiş ve hastalığa yakalanma ihtimali yüksek çocuk ve erişkinlere önerilmektedir. Kreş giden çocuklar, öğretmenler ve burada çalışan diğer personel, bakım veren ünitelerde çalışan kişiler, askeri personel, doğurganlık çağında olan ve su çiçeği geçirmemiş kadınlar (hamilelere uygulanmamalıdır!), sık yolculuk yapan kişiler, bağışıklık sistemi yetmezliği olan kişiler gibi su çiçeği geçirmesi riskli olan kişilere bakım veren sağlık personeli ve bu kişilerle aynı evde yaşayanlar su çiçeği aşısı uygulanması gereken gruplar içindedir.

- Su çiçeği geçiren bir kişiyle karşılaşma sonrasında hastalığın bulaşma ihtimali %90’ın üzerindedir. Hasta kişi ile karşılaşma sonrası ilk 3 gün içinde (5 güne kadar uygulanabilmektedir) su çiçeği aşısı uygulanması hastalıktan koruyabilmekte veya hastalığa yakalanılsa bile daha hafif geçirilmesini sağlayabilmektedir.

- Su çiçeği aşısı bağışıklık sistemi yetmezliği bulunan kişilere ve hamilelere uygulanmamalıdır

Hepatit A Aşısı

- Hepatit A aşısı inaktive (ölü) bir aşıdır.

- 2 yaşından büyük çocuk ve erişkinlere 6-12 ay ara ile iki doz olarak uygulanması önerilmektedir.

- İlk doz Hepatit A aşısından 2 hafta sonra aşılanan kişilerin %95’i koruyucu antikor geliştirir, aşıdan 1 ay sonra ise aşılananların yaklaşık %100’ü antikor geliştirmektedir.

- Kronik karaciğer hastalıkları olanların (Hepatit B taşıyıcıları ve hepatit C) hepatit A aşısı olmaları gerekmektedir.

- Her biyolojik üründe olduğu gibi hepatit A aşısı uygulanmasından sonra da alerjik reaksiyon görülebilir.

1 Aylık Bebek Gelişimi

1.AY

Neler Yapabilir?

-Ağzını açıp, meme başını arar, emme ve yutma hareketleri yapar.

-Ellerini yumruk yapıp ağzına götürür,

-Uyanık olduğunda sizin yüzünüze bakar ve sesinizi dinler,

-Oynarken ayakları ve ellerine dayanıp itebilir.

-Sırt üstünden, yana dönmeye çalışır,

-Parmağınızı emmeye çalışır,

-Aç, huzursuz ve sıkıntılı olduğunda ağlayarak ilişki kurmaya çalışır.

-Günün büyük çoğunluğunda uyur, 2-3 saatte bir uyanıp beslenmeye çalışır.

-Oturur durumda başını, ara sıra dik tutabilir

-Yüzükoyun yatırılınca başını titreterek kaldırabilir.

-Avucuna konan parmağı sıkı sıkı tutar

-Çıngırak ve zil sesine tepki duyar.

-Bakışlarını yanına gelen kişi üstünde tutar.

Değişiklikler

-Göz kasları geliştikçe göz hareketlerini daha kontrollü yapmaya başlar. Göz kasları hala tam olarak gelişmediği için de, zaman zaman göz hareketleri kontrolsüz olabilir.

-Kişilik gelişmeye başlar, bu nedenle bazı bebekler huysuz ve çok gürültülü iken diğer bebekler sakin ve sessiz olabilir.

-Birinci ayın sonuna doğru, sizin konuşmalarınıza, seslerinize ve dokunmanıza yanıt olarak gülümsemeye başlar. Bu, bebeğinizin sosyalleşmeye başlaması demektir.

-Beslenme şeması gittikçe daha düzenli olmaya başlar.

Oyunlar

-Bebeğinizin yüz ifadelerini ve onun çıkardığı sesleri taklit edebilirsiniz.

-Bebeğinizin kulağına yumuşak bir ses tonu ile konuşup, müzik çalabilirsiniz.

-Bebeğinizi, başını destekleyerek omzunuzda taşıyınız, böylece dünyayı görmesine yardımcı olunuz.

-20-30 cm. mesafeden bebeğinize resimler, basit şekilli, parlak renkli objeler gösterebilirsiniz.

-Onun yatağının kenarlarına ufak, hareketli, parlak hayvan figürleri asabilirsiniz.

-Bebeğinizi kucağınıza alın, ilgilenin, öpün ve ona sarılıp uzanın. Bebeğinizle konuşun ve onu ismi ile çağırın.

Beslenme

-Mümkünse bebeğinize sadece anne sütü verin, eğer herhangi bir nedenle anne sütü veremiyor ya da sütünüzün yetmediğini düşünüyorsanız, doktorunuzun önereceği hazır mamaları verebilirsiniz. Bu dönemde mecbur kalmadıkça inek sütü kullanmayınız.

-Bebeğinizin beslenmeye başlamadan rahat ve huzurlu olmasını sağlayınız, altı kirli ise emzirmeden önce altını değiştiriniz. Bebeğinizin uyanık olduğuna ve beslenmeye hazır olduğuna emin olunuz.

-Emzirdikten sonra mutlaka gazını çıkartınız.

Bakım

-Bebeğinizin altını sık olarak değiştiriniz. Bu dönemde bebeklerin pek çoğu genellikle hemen beslendikten sonra olmak üzere günde 4-6 defa kakasını yapar.

-Bebeğinizin tırnaklarını kesiniz, böylelikle kendini çizmesine engel olursunuz.

-Arabaya bindiğinizde bebeğinizin mutlaka yaşına uygun bebek koltuğuna bağlı olduğuna emin olunuz.

-Bebeğiniz ağladığı zamanlarda bebeğinizi kucağınıza alarak yumuşak bir sesle onunla konuşun veya mırıldanın.

-Gündüzleri dolaşırken bebeğinizi önünüze astığınız kanguru ile taşıyabilirsiniz. Temasınız ve sıcaklığınız onda güven hissi uyandıracaktır ve hareketler bebeğin denge duyusunun gelişmesine yardımcı olacaktır.

-Evdeki diğer kardeşlerin sizin denetiminizde bebeğe dokunmalarına, sevmelerine ve onun bakımında size yardımcı olmalarına olanak sağlayınız. Böylece hem gereksiz kıskançlıkların önüne geçilecek hem de kardeşler arasında sağlıklı ilişki kurulması mümkün olacaktır.

-Bebeğiniz için güvenebileceğiniz ve iyi ilişki kurabileceğiniz bir doktor seçin. 2 haftalık ve 4 haftalık olduğunda muayenelerini yaptırın

2 Aylık Bebek Gelişimi

2.AY

Neler Yapabilir?

Farklı yüzleri ve sesleri tanır.

Gözleriyle hareketleri izler. Üç boyutlu objeleri ve parlak renkleri seyretmekten hoşlanır.

Ellerini açmaya başlar.

Objeleri ağzına götürüp emer. Emerek sakinleşir.

Objeyi düşürmeden 1-2 saniye tutabilir.

Uyku pozisyonu için kesin seçimi vardır.

Değişiklikler

Duygularını ifadesi çeşitlenir. Mutluluğu, kızgınlığı, güveni ifade edebilir.

Kucaklama, tanıdık sesle sakinleşir.

Beslenme ve uyku saatleri düzene girmeye başlar. Bazı bebekler gece boyu uyuyabilir.

Sinir sisteminin gelişimi nedeniyle hareketleri daha sakindir, sıçramaları azalır, ancak koordinasyon henüz tam değildir. Baş kontrolu gelişir.

Duyguları daha koordinedir.İlgisini çeken sese doğru döner, biberonu görünce emme hareketi başlar.

Oyunlar

Bebeğinizin dikkatini çekmek için yüksek tonlu, nazik sesle konuşup, gözle ilişki kurabilir, sakinleştirmek için ise alçak tonlu konuşabilirsiniz. Bebeğinizle konuşmanız bu dönemde onun için en eğlenceli oyundur.

Çıngırağı kulağının yanında yavaşça sallayarak, parlak renkli bir oyuncağı yüzüne yaklaştırıp, uzaklaştırarak onu eğlendirebilirsiniz.

Kulağına yavaş sesle ismini söylediğinizde gözleri hareketlenir, başını size çevirmeye çalışır.

Hava izin verdiği sürece bebeğinizi günlük yürüyüşe çıkarın.

Konuşun, dokunun, kucaklayın ve sevginizi gösterin.

Beslenme

Sadece, anne sütü veya yaşına uygun mama ile besleyin.

Günde 5 öğün verebilirsiniz.

Tahıl unları veya diğer yarı yumuşak besinleri vermeyin, bunlar için henüz çok ufaktır.

Anne sütü veriyorsanız her beslenmede iki gögsünüzüde vermeye çalışın.

Diyete başlamayın, süt miktarınız azalabilir.

Doktorunuz herhangi bir nedenle size ilaç yazarsa, emzirdiğinizi mutlaka hatırlatın. Kendiniz herhangi bir ilaç almadan önce mutlaka bebeğinizin doktoruna danışın.

Gebelikte kullandığınız vitaminlere devam edin.

Bakım

Düşmelere karşı dikkatli olun, bebeğinizi yüksek bir yerde yalnız bırakmayın. Yakalayıp, kendini yuvarlamasına yardım edecek şeylerin yakınına yatırmayın.

Her altını açışınızda altını ılık suyla yıkayarak veya ılık suda ıslatılmış pamukla temizleyerek koruyucu bir krem kullanmak, pişikleri önlemede yardımcı olur.

Banyo yaparken küvetin tabanına bir havlu koyarsanız kaymasını önlersiniz. Gözlerini, kulağını ve burnunu yumuşak bir tülbentle temizleyin. Kulak temizliğinde temizlik çubuklarını kullanmayın.

Birinci karma aşıları ve kontrolü için doktora götürün.

3 Aylık Bebek bakımı

3.AY

Neler Yapabilir?

-Seslerle, mimiklerle cilve yapar, dış dünya ile ilişkisi gelişir. Daha az ağlar.

-Yalnız bırakılırsa protesto eder. Sosyal olmak ister.

-Farklı renk ve oyuncaklardan hoşlanır. Uyaranlara yanıtı çeşitlenir.

-Objeye uzanır, yakalayabilir, birkaç saniye tutabilir.

-Yavaş hareket eden objeyi bir yandan diğer yana kadar izleyebilir.

-Kafasını objeyi görebilmek için çevirir.

-Yüzükoyun yatarken dirseklerden destek alarak başını kaldırabilir.

Değişiklikler

-Başını ve gövdesini daha iyi kontrol eder, hareketleri daha az kütleseldir.

-Hareketleri daha gelişir. Herşeyi gözler, yakalar ve emmek için ağzına götürür

-El ve parmakları ile ilgilenir, uzun süre onlara bakar. Elini kullanmayı öğrenir, objeye uzanır.

-Görmesi neredeyse tamdır. Objeleri tüm ayrıntıları ile görür.

-Uyku, uyanıklık ve yeme düzeni daha belirginleşir.

Oyunlar

-Bebeğinizle oynarken yüzünüzün tamamının onun için profilinizden daha ilgi çekici olduğunu unutmayın, direkt ona bakın.

-Pek çok farklı obje gösterin. Bunun için parlak renkli, dinlemesi, dokunması, izlemesi ilginç olan ama ağzına götürdüğünde yutma riski olmayacak kadar büyük oyuncaklar seçin. Yakalaması, ulaşması için onu cesaretlendirin.

-Eline küçük bir çıngırak verip, onunla nasıl ses çıkaracağını, sallamayı öğretin.

-Zaman zaman kucağınıza alıp, dünyayı farklı bir açıdan görmesini sağlayın.

-Onun yaptıklarından, memnun olduğunuzu gösterin, onu övün, sık sık ismini söyleyin.

-Bebeğinize şarkı söyleyip, onunla dans edin. Ona ilgi ve sevginizi sunun.

Beslenme

-Hala sadece anne sütü veya mama ile besleyin.

-Sütünüzü zorunlu hallerde verilmek üzere depolayabilirsiniz. Buzdolabında 24 saat, derin dondurucuda 8 hafta saklayabilirsiniz.

-Doktorunuz önermeden katı gıdalara başlamayın.

-Dinlenmeye, dengeli beslenmeye ve yeterince sıvı almaya özen gösterin.

Bakım

-Küçük parçalı oyuncakları bebeğinizden uzak tutun.

-Bebeğiniz minik bir sepette uyuyorsa ona bebek karyolası almayı planlayın. Özellikle parmaklıkların arasının, sıkışmayacayı kadar dar olmasına, yüksekliğin düşmeyeceği boyutta olmasına özen gösterin.

-Bebeği dışarı çıkarırken sizin rahat ettiğiniz kıyafetin bir fazlasını giydirin. Siz süveterle çıkarken ona 3 battaniye örtmeyin.

-Dışarıya çok fazla çıkmıyor olsanız da yavaş yavaş güvenilir bir bebek bakıcısı araştırmaya başlayın, onu siz birlikteyken bebeğinizle tanıştırın.

-Bebeğinizi normal kontrolü ve BCG aşısı için doktoruna götürün

4 aylık bebek Gelişimi

4.AY

Neler Yapabilir?

-Avucuna konan objeyi tutabilir. Objeye uzanabilir, ama fazladan birkaç deneme yapması gerekebilir.

-Dönebilir.

-Destekle oturabilir, başını dik tutabilir.

-Dudaklarını şapırdatabilir, sarkıtarak somurtma ifadesi takınabilir.

-Evdeki farklı kişileri tanır. Onunla ilgilenildiğinde sıcak ve sesli gülümsemeleri vardır.

-Oyunlardan, oyuncaklardan hoşlanır.

-Gece boyu uyuyabilir, bezini değiştirmek gerekmez.

Değişiklikler

-İlk dişi çıkmaya hazırlanır.

-Görmesi tamamlanır, herşeyi renkleriyle görür. Farklı uzaklıklara gözünü odaklayabilir.

-Duyma tam gelişir.Farklı seslerle ilgilenir, kendi çıkardığı sesleri dinler.

-El parmak koordinasyonu gelişir.Elleri ile yapmak istediği şeyi yapmayı öğrenir.

Oyunlar

-Bebeğinize tutacağı, kavrayabileceği, tadacağı, dinleyebileceği oyuncaklar verin. Parfümünüzü koklamasına izin verin. Onun için müzik açın.

-Renkli bir çorabın tepesi kesip bileğine geçirin, ellerini daha kolay bulacak ve oynayacaktır.

-Banyo yaparken oyun için biraz daha uzun bir zaman ayırın. Banyo oyuncakları ile oynaması gelişimine yardım eder.

-Bebeğinizin başarılarını överek, gülümseyerek, onu kucaklayıp severek kutlayın. Unutmayın bebeğiniz sizin övgülerinizle motive olan sosyal bir yaratıktır.

Beslenme

-Bebeğiniz acıktığını çok daha kolay belli edebildiği için beslenme saatlerinizi isteğe bağlı düzenleyebilirsiniz.

-Doktorunuzun önerileri doğrultusunda yarı katı besinlere başlayabilirsiniz. Her yeni besini tek başına ve az miktarda başlayın, yeni tatlara alışmasına izin verin. Hiç bir besin için bebeğinizle kavga etmeyin.

Bakım

-Oyun materyallerin güvenli olmasına özen gösterin. Oyuncakların metal çıkıntılarının gevşemediğinden, tüylü oyuncakların göz burun gibi parçalarının kopmayacağından emin olun. Ağzına alıp boğulmasına neden olabilecek her şeyden uzak tutun.

-Bebeğiniz emzik kullanıyorsa bunu boynuna asmayın, kullandığınız asıcı boğulmasına neden olabilir.

-Eğer diş çıkarmaya başladıysa diş kaşıyıcılar özellikle buzdolabında soğutulmuş olanlar onu rahatlatır.

-Bebeğinizi 2. karma aşıları ve normal kontrolü için doktora götürün

5 aylık Bebek Gelişimi

5.AY

Neler Yapabilir?

-İnsan sesine tepki verir, konuşana döner. Annesinin sesini duyunca ağlamayı keser.

-İlgilenildiğinde gülümser ve konuşur.

-Pek çok farklı ses çıkarır. Bunların bir kısmı kendine özgü, diğerleri duyduklarını taklittir.

-Gördüğü hareketleri taklit edebilir.

-Elinden oyuncağının alınması veya onu mutsuz eden bir davranışı protesto eder.

-Her şeye dokunmak, tutmak, tatmak ister. Elindeki objeyi diğer eline geçirebilir.

Değişiklikler

-Emekleme benzeri hareketler başlar. Yatağında bir baştan diğer başa gidebilir.

-Yabancılaşma başlar. Ev halkı dışındakilerden ilk gördüğünde korkar.

-Kilo artışı azalır. Bu ayda genellikle doğum kilosunun iki katına ulaşmıştır.

Oyunlar

-Yatağına kırılmayan metal bir ayna koyun, kendini görsün.

-Bebeğinizin çıkardığı sesleri taklit edip onu konuşmaya teşvik edin, kısa cümlecikler ve kelimelerle konuşun. Şarkılar söyleyin.

-Bebeğinizin başka bebeklerle karşılaşmasını sağlayın, birbirlerini inceleyip konuşmalarına izin verin.

-Sık sık kucaklayın, sevginizi gösterin.

-Yatak üstüne takılan müzikli dönenceleri bu ayda kaldırın, Bebeğiniz uzanıp yakalayabilir ve kazalara neden olabilir.

Beslenme

-Anne sütü veya mama vermeye devam edin, Bir yaşından önce inek sütü vermeyin.

-Doktorunuz katı besinlere başlamanızı söylediyse, her besini tek tek ve bir iki kaşıkla başlayın, alıştıkça miktarı arttırın. Doyduğunu belirttiğinde yedirmeyi bırakın, aşırı beslemeyin. Yemek saatlerinin herkes için zevkli bir zaman olmasına gayret edin.

Bakım

-Bebeğiniz ana kucağından kolayca kalkıp yuvarlanabilecek kadar büyüdü, dikkatli olun.

-Evinizi bebek için güvenli hale getirmeye başlayın, kabloları, yuvarlanabilen tabure gibi araçları ortadan kaldırın, masa, sehpa gibi eşyaların sivri köşeli olmamasına dikkat edin.

6 Aylık Bebek Gelişimi

6.AY

Neler Yapabilir?

-Her yöne dönebilir, başını bağımsız istediği gibi çevirebilir.

-Karnı yerden tam kalkmadan emekler, dönmekten keyif alır.

-Oturabilir, ancak henüz kendi oturma pozisyonuna gelemez.

-Objeyi bir elinden diğerine çok rahatlıkla geçirir.

-Ses çıkarabildiği objeleri sallamaktan hoşlanır. Çıkarabildiği sesleri başkalarıyla paylaşmak ister.

-Düşürdüğü oyuncağın kendine geri gelmesini ister.

-Yüzünüzle oynamaktan, saç çekmekten hoşlanır.

Değişiklikler

-Elleriyle kendini beslemeye çalışır, yemekle karın doyurmaktan çok oynamak için ilgilenir.

-Bebeğinizin zekası hızla artar. İstediğine ulaşmak için plan yapmaya başlar. Örneğin; yakalanmadan salondaki müzik kutusuna ulaşmak için daha seri emeklemeye çalışır.

-Henüz konuşamasa bile, anne, biberon, araba gibi önemli sözcükleri tanır.

-Duygulanımı artar, bunları mimiklerle, farklı sesler çıkararak, vücut diliyle belirtir. Mutluluğu, sevgisini, korkusunu, sabırsızlığını, heyecanını ve pek çok duyguyu ifade edebilir.

Oyunlar

-Bebeğinizle şarkılar söyleyin, birlikte el çırparak tempo tutun, sözcükleri yumuşak bir ses tonuyla açıkça vurgulayarak söyleyin.

-Bebeğinizi kucağınıza alın ve onun çıkardığı sesleri ve yüz ifadelerini onunla birlikte tekrarlayın.

-Bebeğinizin çevresine yumuşak yastıklar koyarak desteksiz oturmaya teşvik edin.

-Bebeğinizi karın üzeri yer yatırın ve kolları ile üst vücut bölümünü kaldırmaya teşvik edin.

-Bebeğinizin sizi görebileceği bir yere geçip kollarınızı açın ve onu kucaklayacağınızı söyleyin, bebeğiniz gülümser, cilve yapar. Size ulaşmaya çalışırken onu kucaklayın.

Beslenme

-Bebeğiniz katı besinlerle tanışmaya devam eder. Yeni tahıllar, meyve suları ve sebzeler mönüye eklenir. Bu dönemde henüz portakal ve domates suyundan, bal ve yumurta akından uzak durun. Bu besinler için bir yaşını bekleyin.

Bakım

-Evdeki ulaşılabilir bütün prizleri emniyete alın, kabloları ortadan kaldırın, yerlerde ve bebeğin ulaşabileceği alanlarda yutabileceği, boğulmasına neden olabilecek boyutta oyuncak vs. bırakmayın. Mobilyalarda ve onun kemirip dokunacağı alan ve eşyaların boyalarının kurşun içermemesine dikkat edin.

-Eviniz merdivenli ise ağızlarını minik engel kapılarla kapatın.İlaçları ve temizlik malzemelerini üst raflarda ve kilitli dolaplarda saklayın. Sıcak radyatörlere ulaşamaması için engeller koyun, balkonları da onun için güvenli hale getirin.

-Bebek arabasıyla dolaşmaya çıkın, parka götürün.

-Kontrol ve 3. karma aşıları için doktora götürün.

7 Aylık Bebek Gelişimi

7.AY

Neler Yapabilir?

-Emeklemeye başlar. Pek çok emekleme stili vardır. Mutlaka dört elli emeklemeyebilir, popo üstünde, karın üstünde sürünebilir veya kendine özgü stili yaratabilir.

-Kendini yukarı çekip ayakta pozisyona gelmeye çalışır.

-Değişik gördüğü her objeyi tadarak, sallayarak, koklayarak, atıp vurarak tanımaya çalışır.

-Sosyal olaylara katılmaya çalışır, birey olduğunu hissettirmek ister.

-Kelimeleri ve sesleri taklit etmeye çalışır.

Değişiklikler

-Dengesi iyice gelişir. Elinde oyuncakla oynarken bile rahatça oturabilir.

-Çok meraklı ve maceracı olur, ancak korku bu duyguları dengeler. Araştırmak için yanınızdan ayrılır, ancak kısa sürede geri döner.

-Bütün elini kullanmak yerine parmaklarını kullanmayı öğrenir.

-Düşünme yeteneği gelişir. Örneğin yüksekte göremese bile ilginç objelerin varlığını bilir, araştırır.

-Bebeğiniz sizin neleri yapmasından hoşlanmadığınızı ve kendinin neleri yapmak istemediğini kesinlikle bilir.

Oyunlar

-Bebeğinize bebek magazinlerini, resimli kitapları gösterin. Elleriyle kavrayıp inceleyebileceği kitaplar alın.

-Ce-ee oynayabilirsiniz. Bir örtü ile yüzünüzü kapatıp, birden açın, çok keyiflenecektir. Daha sonra onun yüzünü kapatarak, oyunu geliştirin.

-Ayna karşısında kendini gösterip, kim? olduğunu sorun. Aynadaki imajı gösterip adını söyleyin.

-Ne yaptığınızı söyleyerek onunla dans edin.

-Bebeğinizi kucaklayın ve onunla yumuşak ses tonuyla konuşun, sevginizi söyleyin.

Beslenme

-Bebeğinizin eline kolay parçalanmayan bisküviler, ekmek kabuğu verebilirsiniz.

-Hazır mevye suları, kolalı içecekler, şekerli su, jöleli tatlılar veya diğer tatlandırılmış mamüller çocuğunuza uygun besinler değildir.

-Biberonla besleniyorsa yatağında uyurken biberonun ağzında kalmamasına özen gösterin. Diş sağlığı için buna dikkat edin.

-Yemek zamanı eline bir şeyler verin, kendini beslemesine izin verin. Kaşık tutabilir, bardağını ağzına götürmeye çalışabilir.

Bakım

-Diş çıkarma bulguları başlayabilir. Hafif ateş, dışkıda sulanma, hafif keyifsizlikler olabilir. Bu bulgular uzun sürerse doktorunuzu haberdar edin. Bebeğinize bakamayacak kadar meşgul olduğunuz zamanlarda onu birkaç oyuncakla birlikte oyun parkına koyun, onun için daha güvenli olur.

-Araba için yaşına uygun araba koltuğu alın. artık arka koltukta yüzü öne dönük olarak koltuğunda oturabilir.

8 Aylık Bebek Gelişimi

8.AY

Neler Yapabilir?

-Küçük objeleri baş ve işaret parmağı ile yakalar. Objeyi ağzına götürmeye çalışmaktansa incelemeye başlar.

-İyi emekler.

-Yardım almadan oturur pozisyona geçer.

-Kendini, tutunup çekerek ayağa kaldırabilir.

-Başkaları ile oynamaktan hoşlanır.

-Geçmişi hatırlar, yeniden karşılaştığı olayları hatırlayarak davranışını belirler.

-Anneye çok bağlıdır, ayrılık korkusu başlar.

Değişiklikler

-Etrafında gördüğü her şeyi merakla inceler. Çiğner, vurur, fırlatır ve boşaltır.

-Tırmanmayı sever, alçak mobilyalara, merdivenlere, açabildiği çekmecelere tırmanır, nasıl geri döneceği umurunda değildir.

-Ne istediğini iyi bilir. Kişiliği gelişmeye başlar. Yoluna çıkıldığında sinirlenir.

-Kendi yeme stilini ve mönüsünü oluşturmaya başlar.

-Görüşü tam olarak gelişmiştir. Etrafındaki tüm ayrıntıları seçer.

-Bebeğiniz sizi taklit ederek dünyada nasıl yaşayacağını öğrenmeye başlar. Sözcükleri çıkaramasa da mimiklerinizle konuşmanızı taklit eder. Ev içindeki bütün davranışlarınızı izler, yeri geldikçe tekrarlar.

Oyunlar

-Bebeğinizin taklit etmekten hoşlanacağı eğlenceli sesler çıkarın, hareketler yapın.

-Bebekler ve çocuklar için yapılmış müzikler, şarkılar dinletin.

-Ayakta pozisyona getirerek dans etmesini, yürümesini, tempo tutmasını sağlayın.

-Bebeğinizle birlikte emekleyin, hızlandıkça onu methedin, büyük çocuğunuz varsa onu da size katılmaya ikna edin.

-Oyuncaklarını bir sepete doldurun, nasıl çıkaracağını öğretin, sonra yeniden doldurup onun boşaltmasına izin verin.

-Bebeğinizle birlikte alışverişe çıkın, kalabalık ortamlar onun için uyarıcı ve eğlencelidir.

-Bebeğinize kucaklamak, öpmek, konuşmak için zaman ayırın.

Beslenme

-Yeni deneyeceğiniz besinleri bebeğiniz açken verin.

-Eline kemirmesi için az pişirilmiş sebzeler, bisküvi, meyveler verin.

-Domates ve portakal suyuna başlayabilirsiniz.

-Bebeğinizin bağımsızlık gösterilerine hazırlıklı olun. Aniden bebek yemeklerini istemez, kaşığı reddederse bunu sorun yapmayın. Dökmelere hazırlanın.

Bakım

-Bebeğinizin favori oyun alanı mutfağınız, alt çekmeceler, girebileceği kadar küçük aralıklardır. Özellikle kesici, sivri,kırılabilir eşyalarınızı üst raflara taşıyın. Çekmeceleri ve tehlikeli bölümlerin kapılarını kilitleyin veya ulaşmasını önleyecek engeller koyun.

-Büyük çocuğunuza onun kenara itildiğini düşünmesine fırsat vermeyecek şekilde zaman ayırın. Kendine güvenini tazeleyin.

-Doktor, ambulans, itfaiye, polis ve zehir danışma merkezinin telefonlarını kaydedin, telefonun yanında ulaşabileceğiniz bir yere koyun

9 Aylık Bebek Gelişimi

9.AY

Neler Yapabilir?

Baş ve vücudunu rahatça kontrol ederek tutunup ayağa kalkar.

Mükemmel emekler.

Objeleri rahatlıkla tutar ve oynar.

Oynamak için benzer oyuncakları toplar (resimli küpler gibi).

Belli objeler arasında kesin ilişki kurabilir. Anahtar ve kilit, kavanoz ve kapak gibi.

Ayakkabı, bisküvi, top gibi pek çok sözcüğü, bana getir, bana ver gibi basit emirleri anlar.

Yüksek sesten korkmak gibi yeni korkular geliştirir.

Değişiklikler

Kalkıp yürümek ister, ancak tek başına başaramayabilir, destek ister. Mobilyalara tutunarak dolaşır.

12-18 Ay Arsı Bebek Gelişimi

12-18 AY ARASI

Neler Yapabilir?

-Küçük objeleri baş ve işaret parmağı ile yakalar. Objeyi ağzına götürmeye çalışmaktansa incelemeye başlar.

-İyi emekler.

-Yardım almadan oturur pozisyona geçer.

-Kendini, tutunup çekerek ayağa kaldırabilir.

-Başkaları ile oynamaktan hoşlanır.

-Geçmişi hatırlar, yeniden karşılaştığı olayları hatırlayarak davranışını belirler.

-Anneye çok bağlıdır, ayrılık korkusu başlar.

Değişiklikler

-Etrafında gördüğü her şeyi merakla inceler. Çiğner, vurur, fırlatır ve boşaltır.

-Tırmanmayı sever, alçak mobilyalara, merdivenlere, açabildiği çekmecelere tırmanır, nasıl geri döneceği umurunda değildir.

-Ne istediğini iyi bilir. Kişiliği gelişmeye başlar. Yoluna çıkıldığında sinirlenir.

-Kendi yeme stilini ve mönüsünü oluşturmaya başlar.

-Görüşü tam olarak gelişmiştir. Etrafındaki tüm ayrıntıları seçer.

-Bebeğiniz sizi taklit ederek dünyada nasıl yaşayacağını öğrenmeye başlar. Sözcükleri çıkaramasa da mimiklerinizle konuşmanızı taklit eder. Ev içindeki bütün davranışlarınızı izler, yeri geldikçe tekrarlar.

Oyunlar

-Bebeğinizin taklit etmekten hoşlanacağı eğlenceli sesler çıkarın, hareketler yapın.

-Bebekler ve çocuklar için yapılmış müzikler, şarkılar dinletin.

-Ayakta pozisyona getirerek dans etmesini, yürümesini, tempo tutmasını sağlayın.

-Bebeğinizle birlikte emekleyin, hızlandıkça onu methedin, büyük çocuğunuz varsa onu da size katılmaya ikna edin.

-Oyuncaklarını bir sepete doldurun, nasıl çıkaracağını öğretin, sonra yeniden doldurup onun boşaltmasına izin verin.

-Bebeğinizle birlikte alışverişe çıkın, kalabalık ortamlar onun için uyarıcı ve eğlencelidir.

-Bebeğinize kucaklamak, öpmek, konuşmak için zaman ayırın.

Beslenme

-Yeni deneyeceğiniz besinleri bebeğiniz açken verin.

-Eline kemirmesi için az pişirilmiş sebzeler, bisküvi, meyveler verin.

-Domates ve portakal suyuna başlayabilirsiniz.

-Bebeğinizin bağımsızlık gösterilerine hazırlıklı olun. Aniden bebek yemeklerini istemez, kaşığı reddederse bunu sorun yapmayın. Dökmelere hazırlanın.

Bakım

-Bebeğinizin favori oyun alanı mutfağınız, alt çekmeceler, girebileceği kadar küçük aralıklardır. Özellikle kesici, sivri,kırılabilir eşyalarınızı üst raflara taşıyın. Çekmeceleri ve tehlikeli bölümlerin kapılarını kilitleyin veya ulaşmasını önleyecek engeller koyun.

-Büyük çocuğunuza onun kenara itildiğini düşünmesine fırsat vermeyecek şekilde zaman ayırın. Kendine güvenini tazeleyin.

-Doktor, ambulans, itfaiye, polis ve zehir danışma merkezinin telefonlarını kaydedin, telefonun yanında ulaşabileceğiniz bir yere koyun

Bebek Bakımı

BEBEĞİNİZİ NASIL BESLEYECEĞİNİZE önceden karar vermiş olabilirsiniz, inceliklerini kavradıktan sonra, bebeğinizi anne sütü ile en iyi biçimde besleyebilirsiniz. Bebeğinizi mama ile beslemeye kararlı olsanız bile, her iki yöntemin de avantaj ve dezavantajlarını bilmenizde, başka annelerin bu konudaki görüşlerini değerlendirmenizde yarar var. Kararınız sizi, eşinizi ve bebeğinizi yıllarca etkileyecektir.

"Anne sütünün bebeğim için en ideal besin olduğunu biliyordum. Bebeğin anne sütünü daha iyi sindirdiğini, üstelik ona gerekli tüm besleyici öğelerin anne sütünde bulunduğunu söyleyebilirim."


Anne sütünde bebeğinizin bağışıklık sistemi tam olarak gelişene dek gerekli olan, hastalıklara karşı savunucu maddeler vardır. Ayrıca bazı alerjilere karşı da koruyucudur. Yapay mamalar bunları sağlamaz.


"Bebeğim her istediğinde sütümün, steril ve uygun ısıda hazır olması büyük bir kolaylıktır."

"Meme verirken anlatılamaz bir mutluluk duyuyorum. Bebeğimle böylesine yakın olmak, küçük eliyle bana dokunması, minik yüzünün göğsüme yaslandığını hissetmek bana büyük zevk veriyor."

"Sütümü emzirmem ağladığında onu yatıştırmak için en iyi yol. Aç olmasa da yalnızca emmenin verdiği rahatlık ona yetiyor."

"Doktorum, vücudumun gebelik öncesi durumuna bu kadar çabuk kavuşmasında emzirmemin de yaran olduğunu söyledi. Bunu duyunca bebeğime anne sütü vermekle ne iyi ettiğimi bir kez daha anladım."


Emzirmek ilk haftalarda daha çok zaman alır, çünkü anne sütü emen bebekler daha sık beslenmek ister ve gerekli sütü aldıktan sonra bile emmeyi sürdürürler. Gerçekte emme, bebek için bir gereksinimdir; beslenmenin ötesinde bir doyum sağlar. Öte yandan, biberonu steril hale getirip mama hazırlamak da zaman alır. Aylar geçtikçe biberonda mama hazırlamak size daha da zor gelecektir. Oysa bebek büyüdükçe emzirilmesi kolaylaşır.


"Memelerim küçük olduğu için emziremeyeceğimi sanırdım. Hiç de öyle olmadı. Bol sütüm geldi, bebeğim ise memelerimin küçüklüğüne hiç aldırmadı."

Yolculukta da anne sütü emzirmek daha kolaydır. Biberonu ısıtma, mamayı saklama derdi yoktur.

"Emzirmeyle ilgili sevmediğim tek şey geceleri süt vermemdi. Memeden elle süt boşaltıp hazır bulundurmaktan hoşlanmadığım için gece kalkmak hep bana düşüyordu. Ancak bu da yalnızca birkaç hafta sürdü."

"Kocamın bebeği ne kadar istekle beslediğini görünce mama ile besleme karanmın doğru olduğunu anladım. Böylece bebekle babası arasında sıcak bir ilişki kurulması kolaylaştı."


"Biberonla bebeğimin ne kadar süt aldığını görebiliyorum. Bu da beni rahatlatıyor."

Yorgunluk, hastalık ve stres anne sütünü azaltabilir, mamayla beslenen bebek ise bunlardan etkilenmez.


Biberonla beslerken bebeğinizin iştahına güvenmeyip onu gereğinden fazla besleyebilirsiniz. Bu ise bebeğinizde aşırı kilolara neden olabilir.

Biberonla beslenen bebekte ishale ve kusmaya yol açan mikropları kapma riski daha yüksektir.

Asitli İçeceklerin Çocuklara zararları

Asitli iceceklerin hicbir besleyici özellik tasimadigini belirten uzmanlar, ailelerin süt ve meyve suyu tüketimini özendirmesini istiyor.


Genclerin severek tükettikleri asitli iceceklerin sismanliga neden oldugu bildiriliyor. Uzmanlar, genclerin besleyici özellikleri olmayan asitli icecekler yerine, süt ve meyve suyu tüketimine özendirilmeleri icin aileleri uyariyor.

Mayo Clinic Beslenme Direktörü Dr. Jennifer K. Nelson, kilo aliminda yenen gida miktari kadar alinan kalorilerin de önemli olduguna dikkat cekiyor. Bos kaloriler iceren "soft" iceceklerin tüketiciler icin ek seker kaynagi olduguna dikkat ceken Nelson, su uyarilarda bulunuyor:

"Bu ek kaloriler cesitli aktiviteler ile yakilmadigi takdirde, bir yil kizlarda 7, erkeklerde ise 12 istenmeyen kiloya neden olur. Asitli iceceklerin diger bir zarari da aclik hissini gidermemesi ve kisileri baska seyler yemeye yöneltmesidir, bu da elbette alinan yeni kaloriler anlamina gelir. Aileler de cocuklarin yiyecek miktari ve kalitesine dikkat etmeli, bu icecekler yerine saglık icin yararli besinler iceren süt ve meyve suyu tüketimi konusunda cocuklari uyarmalidir."

Anne Sütünün Önemi

Anne Sütü Alm. Muttermilch (f), Fr. Lait de Mére, İng. Mother milk. Kadının çocuğunu beslemek için memelerinden gelen besleyici beyaz sıvı. Yeni dünyaya gelen çocuğun hayatiyetini devam ettirebilmesi beslenmesine bağlıdır. Bebek için iyi beslenmede en önemli besin anne sütüdür.

Anne sütünü basit bir sıvı olarak görmemek lazımdır. Eğer anne sütü, yeterli mikdarda geliyorsa, çocuğa ilk altı ay hiçbir ek gıda vermeye gerek yoktur. Anne sütü, çocuğun gelişimi için gerekli bütün maddeleri ihtiva etmektedir.

Anne sütü yeni doğan bebeğin ve süt çocukluğu devrelerinin en ideal besinidir. 1970’lere kadar sun’i mamalar veinek sütü ile beslenme giderek artmışsa da, son yıllar içinde anne sütü ile beslenmenin önemi daha iyi anlaşılmıştır.

Bu sütteki proteinlerin hazmı oldukça kolaydır. İnek sütündekilerin ise daha zordur. İnek sütünde, iyi kaynatılmadığı takdirde allerjiye (ekzama, ishal, kansızlık) yol açan bir madde (B. lakto globülin) vardır. Anne sütünde ise böyle bir madde yoktur. Anne sütünde laktofferin isimli bir madde, bağırsaklarda mikropların çoğalmasını önler ve vücut için gerekli olan demirin daha kolay emilmesini sağlar. İnek sütünde ve hazır mamalarda ise böyle bir madde yoktur.

Ayrıca anne sütünde, bebeği mikrobik hastalıklara daha dayanıklı hale getiren immünglobulinler ve lizozim isminde bazı maddeler vardır. İnek sütünde ise bu maddeler yoktur.

Anne sütü ile beslenen bebeklerin, anne sütü ile beslenmeyen bebeklere nazaran daha az ishal oldukları bir gerçektir. Çocuk için enerji kaynağı olan laktoz isimli madde, anne sütünde inek sütüne oranla daha fazla miktardadır.

Anne sütündeki mineraller (kalsiyum, fosfor v.s.) yeterli ve dengeli olduğu halde, diğer sütlerde bu denge yoktur.

Anne sütünün yağı, inek sütünden oldukça üstündür. Linoleik asit isimli madde, anne sütünde bulunur ve bu asit bulunmadığı hallerde çocuğun büyümesi yavaşlamakta, ciltte kuruluk ve kalınlaşma olmaktadır.

Anne sütünün yağı, kolay hazmedilmektedir. Çünkü bu hazmı kolaylaştıran lipaz isimli madde, süt mideye inince etkili olmaktadır. Halbuki mamalarda ve diğer sütlerde bu madde bulunmamaktadır.

İlk beş günlük anne sütü “ağız” veya “ağuz” (tıp dilinde kolostrum) çok zengin bir gıdadır. Kolostrumda, çocuk için çok önemli olan laktoferrin ve bifidium faktör veya diğer adıyla bifidus faktörü bol bulunmaktadır.

Çocuğun emzirilmesi anne sağlığı açısından da mühimdir. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, meme kanserleri, çocuklarını emzirmeyen kadınlarda, emzirenlere oranla daha fazladır.

Çocuk dünyaya geldikten sonra, iki saat içinde anne, çocuğunu emzirmelidir. Böylece anne sütünün gelmesi oldukça çabuklaşmaktadır. Süt çocuklarında böbrekler tam fonksiyon göstermediği için fazla tuzun atılması ancak fazla su atılması ile olur. Fazla tuz alınması çocuklar için tehlikeli olan su kaybına sebeb olabilir. Anne sütündeki tuz ve mineral miktarı inek sütünün üçte biri kadardır. Eğer annenin sütü yoksa veya miktar olarak yetersizse ve bir hekim tarafından karar verilmişse (çocuğun kilo almadığı tesbit edilerek) ancak o zaman uygun terkipte hazırlanmış mama ve inek sütü verilmelidir.

Anne sütüyle beslenenlerde, ilk aylarda pişik, grip, farenjit ve süt allerjisine, ilerleyen yaşlarda da astıma daha az rastlanır.

Bütün bunlardan başka, çocuk ruh sağlığı için önemli olan anne-çocuk sevgi ve yakınlığı kadının çocuğunu emzirmesi ile başlar.

Anne Sütünü Artırıcı Tıbbi Bitkiler

Anason: Anne sütünü artırıcı özellikte olup, günde 0,5-1 gr alınabilir. % 1-2' lik çayından günde 2-3 bardak içilebilir. Gaz giderici olduğu için anneye ve bebeğe iyi gelir.

Sütotu: Bir çay kaşığı kadar ufalanmış sütotunun üzerine kaynar su dökülür, on dakika kadar bekletilip süzülür ve taze taze içilir. Tatlandırıcı olarak bal veya şeker katılabilir.

Rezen meyvesi (Raziyane): Toz halindeki rezeneden 0,5-1 gramlık haplar yapılarak günde 3 defa yutulur. Hap yapmak için bal, leblebi unu veya meyan balı kullanılır. İnfüzyon halinde de kullanılabilir. 2 gram toz rezene kaynar suya atılır, beş dakika kadar hafif ocakta tutulur ve karıştırılır, sonra tülbentten süzülerek çay gibi içilir. Rezene içen annenin sütü, çocuğun gazını da giderir.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi

Anne Sütünün Önemi

Anne Sütünün Önemi

Anne Sütü Alm. Muttermilch (f), Fr. Lait de Mére, İng. Mother milk. Kadının çocuğunu beslemek için memelerinden gelen besleyici beyaz sıvı. Yeni dünyaya gelen çocuğun hayatiyetini devam ettirebilmesi beslenmesine bağlıdır. Bebek için iyi beslenmede en önemli besin anne sütüdür.

Anne sütünü basit bir sıvı olarak görmemek lazımdır. Eğer anne sütü, yeterli mikdarda geliyorsa, çocuğa ilk altı ay hiçbir ek gıda vermeye gerek yoktur. Anne sütü, çocuğun gelişimi için gerekli bütün maddeleri ihtiva etmektedir.

Anne sütü yeni doğan bebeğin ve süt çocukluğu devrelerinin en ideal besinidir. 1970’lere kadar sun’i mamalar veinek sütü ile beslenme giderek artmışsa da, son yıllar içinde anne sütü ile beslenmenin önemi daha iyi anlaşılmıştır.

Bu sütteki proteinlerin hazmı oldukça kolaydır. İnek sütündekilerin ise daha zordur. İnek sütünde, iyi kaynatılmadığı takdirde allerjiye (ekzama, ishal, kansızlık) yol açan bir madde (B. lakto globülin) vardır. Anne sütünde ise böyle bir madde yoktur. Anne sütünde laktofferin isimli bir madde, bağırsaklarda mikropların çoğalmasını önler ve vücut için gerekli olan demirin daha kolay emilmesini sağlar. İnek sütünde ve hazır mamalarda ise böyle bir madde yoktur.

Ayrıca anne sütünde, bebeği mikrobik hastalıklara daha dayanıklı hale getiren immünglobulinler ve lizozim isminde bazı maddeler vardır. İnek sütünde ise bu maddeler yoktur.

Anne sütü ile beslenen bebeklerin, anne sütü ile beslenmeyen bebeklere nazaran daha az ishal oldukları bir gerçektir. Çocuk için enerji kaynağı olan laktoz isimli madde, anne sütünde inek sütüne oranla daha fazla miktardadır.

Anne sütündeki mineraller (kalsiyum, fosfor v.s.) yeterli ve dengeli olduğu halde, diğer sütlerde bu denge yoktur.

Anne sütünün yağı, inek sütünden oldukça üstündür. Linoleik asit isimli madde, anne sütünde bulunur ve bu asit bulunmadığı hallerde çocuğun büyümesi yavaşlamakta, ciltte kuruluk ve kalınlaşma olmaktadır.

Anne sütünün yağı, kolay hazmedilmektedir. Çünkü bu hazmı kolaylaştıran lipaz isimli madde, süt mideye inince etkili olmaktadır. Halbuki mamalarda ve diğer sütlerde bu madde bulunmamaktadır.

İlk beş günlük anne sütü “ağız” veya “ağuz” (tıp dilinde kolostrum) çok zengin bir gıdadır. Kolostrumda, çocuk için çok önemli olan laktoferrin ve bifidium faktör veya diğer adıyla bifidus faktörü bol bulunmaktadır.

Çocuğun emzirilmesi anne sağlığı açısından da mühimdir. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, meme kanserleri, çocuklarını emzirmeyen kadınlarda, emzirenlere oranla daha fazladır.

Çocuk dünyaya geldikten sonra, iki saat içinde anne, çocuğunu emzirmelidir. Böylece anne sütünün gelmesi oldukça çabuklaşmaktadır. Süt çocuklarında böbrekler tam fonksiyon göstermediği için fazla tuzun atılması ancak fazla su atılması ile olur. Fazla tuz alınması çocuklar için tehlikeli olan su kaybına sebeb olabilir. Anne sütündeki tuz ve mineral miktarı inek sütünün üçte biri kadardır. Eğer annenin sütü yoksa veya miktar olarak yetersizse ve bir hekim tarafından karar verilmişse (çocuğun kilo almadığı tesbit edilerek) ancak o zaman uygun terkipte hazırlanmış mama ve inek sütü verilmelidir.

Anne sütüyle beslenenlerde, ilk aylarda pişik, grip, farenjit ve süt allerjisine, ilerleyen yaşlarda da astıma daha az rastlanır.

Bütün bunlardan başka, çocuk ruh sağlığı için önemli olan anne-çocuk sevgi ve yakınlığı kadının çocuğunu emzirmesi ile başlar.

Anne Sütünü Artırıcı Tıbbi Bitkiler

Anason: Anne sütünü artırıcı özellikte olup, günde 0,5-1 gr alınabilir. % 1-2' lik çayından günde 2-3 bardak içilebilir. Gaz giderici olduğu için anneye ve bebeğe iyi gelir.

Sütotu: Bir çay kaşığı kadar ufalanmış sütotunun üzerine kaynar su dökülür, on dakika kadar bekletilip süzülür ve taze taze içilir. Tatlandırıcı olarak bal veya şeker katılabilir.

Rezen meyvesi (Raziyane): Toz halindeki rezeneden 0,5-1 gramlık haplar yapılarak günde 3 defa yutulur. Hap yapmak için bal, leblebi unu veya meyan balı kullanılır. İnfüzyon halinde de kullanılabilir. 2 gram toz rezene kaynar suya atılır, beş dakika kadar hafif ocakta tutulur ve karıştırılır, sonra tülbentten süzülerek çay gibi içilir. Rezene içen annenin sütü, çocuğun gazını da giderir.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi